Kısa cevap: Emeklilikte harcamak istediğin yıllık tutarı belirle, bunun içinden emekli aylığı gibi düzenli gelirleri düş, kalan açığı 25 ile çarp. Yılda 240.000 TL harcamak isteyen ve emekli aylığından 96.000 TL alacak biri için hedef, kabaca (240.000 − 96.000) × 25 = 3,6 milyon TL bugünkü satın alma gücüyle birikim demektir. Bu çarpan, portföyden yılda %4 çekim yapma varsayımına dayanır ve tek bir doğru sayı değil, üzerine kendi koşullarını ekleyeceğin bir başlangıç noktasıdır.
Emeklilik hesaplaması, geleceğe dair birkaç varsayımın çarpımıdır: ne kadar yaşayacaksın, portföyün ne kadar getiri sağlayacak, enflasyon harcamalarını nasıl etkileyecek, sağlık giderleri ne kadar artacak. Bu değişkenlerin hiçbirini kesin bilemezsin. Bu yüzden amaç kusursuz bir tahmin yapmak değil; makul bir aralık üretmek ve her yıl bu aralığı güncellemek.
Pratik yaklaşım, hesabı bugünkü paranın satın alma gücüyle yapmaktır. Yani enflasyonu hem harcamalara hem getiriye eklemek yerine, ikisini de reel (enflasyondan arındırılmış) tutarsın. Böylece 20 yıl sonrasının milyonlarını hayal etmek zorunda kalmazsın; bugünkü fiyatlarla düşünürsün.
Mevcut harcaman en iyi başlangıç verisidir. Aylık bütçe hazırlama alışkanlığın varsa bu adım çok kolaylaşır; yoksa son üç ayın hesap ekstrelerini kalem kalem çıkarmak yeterli olur. Sonra emeklilikte değişecekleri düzelt:
Kaba bir çapraz kontrol için mevcut net gelirinin %70–80'ini kullanabilirsin. Ancak bu oran, tasarruf oranı yüksek biri için fazla cömerttir: aylık gelirinin %30'unu biriktiriyorsan, emeklilikte o kısmı harcamayacağın için ihtiyacın zaten daha düşüktür.
Birikimin karşılaması gereken tutar, toplam harcama değil açıktır. Emekli aylığı, kira geliri, bireysel emeklilik sisteminden gelecek düzenli ödemeler ve varsa yarı zamanlı çalışma geliri bu adımda düşülür. Emekli aylığını tahmin ederken temkinli davranmak, hesabın en değerli tarafıdır; olduğundan yüksek varsayarsan hedefin yapay biçimde küçülür.
Yıllık açığı 25 ile çarpmak, yılda %4 çekim oranına karşılık gelir. Çarpanı kendi risk toleransına göre ayarlayabilirsin:
| Yıllık çekim oranı | Çarpan | Kime uygun |
|---|---|---|
| %5 | 20 | Geç emekli olan, esnek harcayabilen, ek gelir kaynağı olan |
| %4 | 25 | Standart senaryo, 25–30 yıllık emeklilik süresi |
| %3,5 | ~29 | Erken emeklilik ya da düşük getiri beklentisi |
| %3 | 33 | Çok uzun emeklilik süresi, miras bırakma hedefi |
Bu çarpanlar, portföyün önemli bir kısmının hisse senedi ve tahvil gibi getiri üreten varlıklarda tutulduğunu varsayar. Tamamı vadeli mevduatta bekleyen bir birikim, reel getirisi düşük kaldığında bu oranları taşıyamaz. Endeks fonlarıyla pasif yatırım ve başlangıç seviyesi yatırım konularının emeklilik planının ayrılmaz parçası olması bundandır.
Hedef tutarı bulduktan sonra soru şuna dönüşür: bu hedefe ulaşmak için aylık ne kadar ayırmalıyım? Reel getiriyi yıllık %4 varsayan kaba bir tablo yön verir:
| Kalan süre | Her 1.000.000 TL hedef için aylık gerekli tutar (yaklaşık) |
|---|---|
| 30 yıl | 1.450 TL |
| 20 yıl | 2.750 TL |
| 10 yıl | 6.800 TL |
Tablonun anlattığı asıl şey rakamlar değil, sürenin gücü. Aynı hedef için 10 yıl kalan biri, 30 yıl kalanın yaklaşık dört buçuk katını ayırmak zorunda. Bu yüzden emeklilik için tasarruf konusunda "önce diğer her şeyi düzeltelim" yaklaşımı pahalıya gelir. Yüksek faizli kredi kartı borcunu kapatmak ve üç–altı aylık acil durum fonunu kurmak elbette önce gelir; ancak bu ikisi tamamlanır tamamlanmaz emeklilik katkısının otomatik hale getirilmesi gerekir.
Emeklilik hesaplaması bir kerelik iş değil, yılda bir tekrarlanan kısa bir kontroldür. Her yıl üç şeyi güncelle: gerçek harcama düzeyin, mevcut portföy büyüklüğün ve emeklilik tarihine kalan süre. Vergi avantajlı hesapları kullanmak, sigorta kapsamını gereksiz yere geniş ya da tehlikeli biçimde dar tutmamak ve yatırım maliyetlerini düşük tutmak, aynı katkıyla daha büyük bir sonuca ulaşmanın en sessiz yollarıdır.
Harcamaları bugünkü fiyatlarla, getiriyi de reel olarak (nominal getiri eksi enflasyon) kullanırsan enflasyon otomatik olarak h